Başarısızlık Korkusu | Degisimehazirim.com
arkaplan
Hoşgeldiniz, ücretsiz üye olmak için tıklayın
 

Başarısızlık Korkusu

Çağın en büyük getirisidir başarıya odaklanma. Kişi okul hayatına başladığı andan itibaren kendini başarılı olmaya şartlamak durumunda kalır. İlk olarak okulda birinci olmak gerekir, daha sonra sbs veya lgs ardından öss ve iş yaşamına başlayabilmek için kpss ya da iş mülakatları… Kısacası birey hayat boyu başarılı olmak zorunluluğu hisseder. Bu alanlardan herhangi birinde istediği sonuca kavuşamayan kişi ise toplum tarafından başarısız olarak yaftalanır. Çünkü yaşadığımız çağ başarıyı sayısal verilerle tanımlama yoluna gitmiştir. Kişi bu doğrultuda kendisine önem teşkil eden herhangi bir alanda başarısız olarak tanımlandıktan sonra başarısızlık korkusuyla karşılaşır. Artık atacağı her adımda bir önceki hayal kırıklığını düşünebilir. Bu bazen onda özgüven kaybına bile sebep olabilmektedir. Kişinin yaşadığı bu hayal kırıklığı onun artık girişimci bir ruha sahip olmasını engelleyebilir. Çünkü kişi sürekli başarısız olma korkusu taşıyacaktır.

 

Aslında girişilen işin sonucunda kazanmak veya kaybetmek varsa, stres ve sıkıntı kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Çünkü hiç kimse hiçbir işe kaybedeceği düşüncesiyle başlamaz. Bir futbol maçı düşünün. Maçın kazanılması futbolcuya ün, şan, şöhret, popülarite kazandırmasının yanında yüklü de bir para kazandıracaktır. Ve kazanılan para kişiye çok daha üst düzey bir yaşam sunacaktır. Oysa maçın kaybedilmesi futbolcuya olan güveni sarsacak, var olan veya var olması muhtemel olan popülariteyi düşürecek ve dolayısıyla kişi tercih edilen bir sporcu olmayacaktır. Bu da maç öncesi sporcuda inanılmaz bir stres ve kazanma hırsı oluşturacak bunun neticesinde de kişi var olan yeteneklerini tam olarak kullanamayacak, maç esnasında iyi bir performans sergileyemeyecektir. Daha sonra çıkacağı tüm maçlarda da aynı durumu yaşamaktan korkacak ve her maça kaybetme korkusuyla başlayacaktır. Ortaya çıkacak olan durum ise bir kısır döngüye benzetilebilir.

 

Başarı doyumsuz bir duygudur. Yalnızca başarıya odaklanmak ve başarısızlığı göz ardı etmek sağlıklı bir düşünme biçimi değildir. Ayrıca kişinin her alanda başarılı olması çok fazla efor gerektirir. Bu da kişiyi fizyolojik ve psikolojik açıdan yıpratır. Oysa her insanın yetenekleri farklıdır ve her insan her alanda başarılı olmak zorunda değildir. Her şeyden evvel kişi kendi sınırlarını bilmelidir ve bedensel ve zihinsel açıdan sosyal yaşamı etkileyecek düzeyde başarıya odaklanmamalıdır. Başarısızlığın da insana has bir duygu olduğu ve bir işin başarısızlıkla sonuçlanmasının diğer işlerin de başarısız olacağı anlamına gelmeyeceğinin bilincinde olmak gerekir.

Tavsiye Edilen Konular:

Konuyla İlgili Etiketler:

Bir Cevap Yazın