Bolluk Bilinci Nedir? | Degisimehazirim.com
arkaplan
Hoşgeldiniz, ücretsiz üye olmak için tıklayın
 

Bolluk Bilinci Nedir?

Bolluk bilinci, bireyin, maddi ve manevi anlamda daha fazla elde etmesine yönelik, özvarlığının zenginlik ile ne derece Bolluk Ve Bereket Bilinciuyumlu olduğunun farkındalığına ulaşması ile birlikte, zihin haritasının, maddi ve manevi zenginliğe giden yolda engel teşkil etmesinden ziyade zenginliğe giden yolda en doğru karar ve davranışların, benimsemesine yönelik zihinsel zemini hazırlayan pozisyon veya durumda olması halidir.

NLP ve psikanalitik çalışmalarının bulguları, bize, bireylerin başarılı veya başarısız (zengin veya zengin olmamayı) farkında dahi olmadan, yaşam serüvenlerinde karşılaştıkları tecrübe ve söylemler doğrultusunda öğrendiklerini göstermişlerdir. Evet!. Başarısızlık öğrenilmektedir.

Söz konusu öğrenme süreci, bireyin, ilgili konuyla ilgili, yaşamında edindiği tecrübe, kültürel söylemler sonucunda, bilinçaltı seviyesinde oluşturduğu düşünce kalıpları ile ilişkilendirme yapması çerçevesinde gerçekleşmektedir. Bunun anlamı şudur: maddi zenginliği, çoğumuz istiyor gibi bir izlenmim versek de, gerçekten istemiyor olabiliriz.

Yapılan hipnoz-terapi ve seanslarında, ortaya çıkan istatiksel sonuç şu şekildedir. Bir çok birey, zengin olmaktan, bilinçaltı seviyesinde korkmaktadır, ve aslında yaşamı boyunca karşısına çıkan fırsatları görmezden gelir, görmezden gelemeyeceği zamanlarda ise durumu sabote ederek, başarıya gitme olasılığı olan yolu farkında bile olmadan baltalar.

Bolluk Bilincini Yok Eden Unsurlar

Bireyler, doğdukları günden başlamak üzere, dünya veya toplumsal değer ve söylemleri benimseyerek sosyalleşme prosedüründen geçmektedirler. Bir diğer deyişle, bireyin, saf zihin haritası, dünya kodları ile yeniden şekillenmektedir.  Birey, doğduğu gün, bilinçsiz bir şekilde, özvarlığınla bir bütün olarak varlığını sürdürür. İnsanın özvarlığı ise, korku, özgüvensizlik, kusurdan çok uzaktır. Hiç bir bebek özgüvensiz doğmaz, özgüven eksikliğini edinir.

Aynen özgüven sorunununda olduğu gibi, bolluk bilinci de, özvarlıkla uyumlu halde olmasına rağmen sosyal, kültürel ve bireysel tecrübelerden etkilenerek, olumsuz kodlamalara maruz kalır.

Toplumsal söylemler; zenginliğin kötü bir olgu olduğuna dair işaretler barındırarak, bireyin zenginlik olgusu ile negatif söylemleri, zihin haritasında ilişkiendirmesine sebep olabilmektedir. Özellikle, Türkiye gibi “fabrikatör babası”, isim kalıbının yerleşmiş olduğu bir toplumda zenginlik ile ilişkiendirilen söylem kalıpları pek bolluk bilincinin sürdürülmesi veya oluşmasını motive edici unsur grubu değildir. Başarılı olmuş bir bireyin, arkasından, birey ile ilgili olumsuz sıfatların zikredilmesi, söz konusu olumsuzlukları işiten bireylerin bolluk bilincini aynı şekilde baltalamaktadır. “Olumsuz sıfatların zikredilmesini meşrulaştıran unsur ise, toplumsal söylemlerin kendisidir. Bu tip toplumsal söylem kalıplarını örneklendirebiliriz, fakat burada önemli olan nokta, genel toplumsal söylemlerin bolluk bilincini yok etme kapasitesi gerçeğine vurgu yapmaktır.

Eğer hedef olarak, bolluk, zenginlik olgularının, değeri, toplumsal söylemler doğrultusunda azaltılırsa ki, kolektif toplumlarda sık karşılaşılan bir durumdur, söz konusu hedef için katlanılması gereken külfet de, birey tarafından göreceli olarak bir o kadar yüksek algılanacaktır. Bu durum ise, bireyin yaşamı süresince, zenginliğe veya başarıya gitme olasılığı arz eden bir çok fırsatı değerlendirmemesi ile sonuçlanacaktır.

Bir diğer deyişle, toplumsal zihin haritası, bireysel zihin haritasını, bireyden bireye değişik seviyelerde etkilemektedir.

Bireysel Tecrübeler: Birey, bolluk veya zenginlik olgusu ile olumsuz tecrübelerden doğan çıkarımsal söylemleri, bilinçaltına ekebilmektedir. Örneğin, ebeveynlerinden birisinin, bir başarıya imza atması sonucu, ailede gerçekleşen kavga veya ayrılma durumlarına şahit olmak, bireyin başarı ile aileiçi çatışmayı yoğun bir şekilde zihin haritasında ilişkilendirmesi ile sonuçlanabilmektedir ki, bu durum bireyin bolluk, zenginlik, başarı gibi hedeflere verdiği değeri negatif anlamda etkileyebilmektedir. Bir diğer deyişle, bireyin znginliğe veya başarıya karşı algısal duruşu, bolluk bilincini olumsuz etkileyecek şekilde şekillenmektedir.

Muhafazakar Zihinsel Eğilim: Psikanalitik araştırmaların bulguları, bize, insan beyninin muhafazakar olma eğilimli, cimri bir yapı çerçevesinde çalıştığını göstermiştir. Bunun anlamı ise, beynin, değişime karşı doğal bir direniş içinde olduğu gerçeğidir. Değişim bir risktir! Bu nedenle beyin, değişimi getirecek, karar ve davranış şekillerini, bireyin benisemesini zorlaştırıcı, psikolojik tepki verme sürecine girer. Söz konusu pskikolojik tepki, “iyi hissetmeme”, “sıkıntı” şeklinde kendini gösterir, ve bireyin yaşamında değişiklik yaratacak, karar ve davranışa mesafeli yaklaşmasını neden olur (sağlar). Eğer, daha yüksek refah seviyesi, daha zengin olmak, bolluk elde etmek, öenmli bir başarıya imza atmak; bunların hepsi birer değişimi beraberinde getirmektedir. Eğer bireyin, değişime karşı algısal duruşu, yoğunlukla muhafazakarlık lehinde işliyor ise, gerçekleşecek olan hedef hakkındaki algısal duruş da olumsuz olacaktır. Bunun sonucu ise, söz konusu hedefe giden yolda, motivasyon eksikliği veya süreci sabote etmek olacaktır. Değişim direnci, bireyden bireye değişiklik göstermekle beraber, değişimi daha onaylayıcı bir zihin yapısını elde etmek, bireysel bilinçaltı telkin çaışmaları ile mümkün kılınmaktadır.

Bolluk bilinci, maddi ve manevi, daha fazlasını elde etme hedefi doğrultusunda, uyumlu zihinsel zeminin varlığı ile eş anlamlıdır. Bolluk bilinci, insanın özvarlığının bir parçası olmasına karşın, dünya kodlarının, zihin haritasına olan etkisi nedeni ile, bireyin aleyhine işleyecek şekilde değişmesine neden olabilmektedir. Bir diğer deyişle, insan, bilinçsizce, bolluk bilinci ile doğar, bilinçsizce bolluk bilincinden uzaklaşır ve hedefi bollok bilincini iradesi ile tekrar elde edebilir. Bolluk bilincini, bireyler, zihinsel düşünce kalıplarını değiştirerek edinebilir.

Düşünce kalıplarının değişmesi, zenginlik ve bolluk olgularına karşı, algısal duruşu, algısal duruş ise karar ve davranışları, değişen karar ve davranışlar ise bireyin içinde bulunduğu gerçeği değiştirir.

Tavsiye Edilen Konular:

Konuyla İlgili Etiketler:

“Bolluk Bilinci Nedir?” için 7 Yorum

  1. Harun dedi ki:

    Dinimizde de aynı şekilde bolluğun düşüncelerimizde başlayıp düşüncelerimiz ile ilerlediği söylüyor. Bazı şeyler günümüzün dilinde anlatılması ile daha fazla insana ulaşması sağlanıyor. yazı için teşekkürler…

  2. Şebnem dedi ki:

    Bolluk ve bereket konularında kullanabileceğimiz etkili olumlama ları nereden bulabilirim acaba. Arkadaşım telkin yönteminin oldukça etkili olduğunu söyledi fakat etkim olumlamalara dahi uzman görüşü almak istemekteyiz

  3. özlem dedi ki:

    çok güzel şeyler yazıyor bu sitede ve çok doğru ancak şans faktörünü unutmayalım bazı insanlar görürüz hayatta ve şöyle deriz bu insan nasıl olumlu düşünebilirki

  4. ercan dedi ki:

    vazgeçenler asla kazanamaz ve kazananlar asla vazgeçmez sözü başarıya inanmak gerektiğini doğruluyor yazınız harika.

  5. huseyin sönmez(KEGEP.) dedi ki:

    yazı için çök teşekkürler.İnsan bilgi ile öğreniyor.yaşayarakfarkındalık kazanıyor.YAŞA ve KAZAN. SAYGILARIMLA.

  6. berwolf dedi ki:

    evet kesinlikle faydasını göreceksiniz ben samimiyetimle söylüyorum faydasını gördü tabiki bu fayda sihirli değnek dokunmuş gibi olmuyor ama yavaş yavaş büyüyen bir fayda göreceğinizi ben bir kullanıcı olarak garanti ediyorum…

  7. esra dedi ki:

    hakedişimizi yükseltmek lazım. olumlama soran sevgili arkadaşıma tavsiyem istiyorum kelimesini kullanmamalı. …..’yı hakediyorum demeliyiz. ve onu hak eden kişi nasıl davranıyorsa bir süre mış gibi yapıp öyle davranmalıyız. sadece söylemekle olmuyor. mesela bmw x3ü hakediyorum diyosak sanki bmw x3ümüz varmış gibi davranmalıyız. o araba bizim olsa yolda nasıl yürürdük? nasıl uyanırdık sabahları bir süre öyle takılmalıyız. bir de arabanın içinde kendini hayal etmek önemli. deri direksiyonu hissetmeliz arabanın kokusunu duymalıyız ve orada olsak nasıl hissediyoruz kendimizi? binin ve”ben bunu hakediyorum” deyin. tavsiyem budur.

Bir Cevap Yazın