Kuantum Düşünce: Ne Düşünürsek Onu Yaşarız, Ne Düşünürsek O Oluruz! | Degisimehazirim.com
arkaplan
Hoşgeldiniz, ücretsiz üye olmak için tıklayın
 

Kuantum Düşünce: Ne Düşünürsek Onu Yaşarız, Ne Düşünürsek O Oluruz!

Kuantum Düşünce Yöntemi  Tam Anlamıyla Nedir Sorusuna Sosyal Bilimlerden Cevap

Bizler mutlak gerçeklerin varolduğu bir dünyada, gerçeklerin peşinde koşan varlıklar mıyız, yoksa gerçekleri üreten, ürettiği gerçekleri yaşayan varlıklar mıyız?

Kendimiz ve dünyamız ile ilgili varsayımlarımızın aslında gerçekte bizi ve çevremizi oluşturduğunu söyler bize içinde bulunduğumuz yüzyılın temel sosyal bilimler akımı: ‘’Constructivism’’.

Kuantum düşünce tekniği veya Kuantum felsefesi, günümüzün sosyal bilimlerin sosyal olguları açıklamak için kullandığı önemli araç ‘’Constructivism’’ ile benzerlik göstermesi bir tesadüf değildir. Constructivism teriminin temelinde ‘’yapı’’ ‘’inşaa etme’’ ‘’ yapılandırma’’ anlamlarına karşılık gelen kökler yer almaktadır.

Constructivism, bugüne kadar gelmiş geçmiş, tüm sosyal bilimler teorilerinden farklı olarak, positivist methodology i reddeder. Der ki: Siz dünyaya X açısından baktınız, A,B,C varsayımlarınızı ortaya koydunuz, tüm kararlarınızı bu varsayımlar üzerinden aldınız ve sonuç olarak, A, B ve C nin içinde buldunuz kendinizi. Şimdi de A, B ve C nin ne kadar doğru bir tespit olduğu ile böbürleniyorsunuz.

Kuantum Düşüncenin temelini oluşturan; Ne düşünürsen onu yaşarsın, Ne düşünürsen o olursun” şeklinde özetleyebileceğimiz temel varsayımın altında constructivist teorinin yukarıda bahsedilen argümanı yatmaktadır.

Aslında constructivism in üzerinde durduğu nokta, mutlak gerçek ve sosyal gerçek ayrımıdır. Mutlak gerçekler ( okyanuslar, dağlar), varlığı insan düşüncesine tabi olmayan, sosyal gerçekler ( enflasyon, devletler) insan düşüncesi ile sabit olan gerçeklerdir.

Ekonomistler iyi bilir!  Z enflasyon beklentisi, toplumda baş gösterdiği takdirde, Z enflasyona yakın bir enflasyon gerçekleşir. Bu süreç kaba taslak şu şekilde işler: Beklentiler belirli kaynaklardan büyük kitlelere yayılır, üreticiler ve parekendeciler mali hesaplarını ve fiyatlandırmalarını bu veriler doğrultusunda verir ve sonuç olarak başlangıçtaki tahmin edilen enflasyon oranına benzer bir oranda toplam fiyat artışı ( var olan para miktarına karşılık alım gücündeki değişim) gerçekleşmiş olur.

Veya

Realist paradigmin dominant olduğu bir dünyada ( 1950 önce Avrupası), milliyetçiliğin yoğun olduğu modern devlet şekilleri var olmuşken, Liberalism, Functionalism ve benzeri düşünce söylemlerinin baskın olduğu ( 1950 sonrası kademeli, 1990 sonrası yoğun Avrupa) bir dünyada post modern diye adlandırdığımız, belirli alanlarda rahatlıkla egemenliklerini Avrupa Birliği gibi supranational bir yapıya transfer edebilen devlet şekilleri var olmaktadır.

Realist varsayımların dominant olduğu bir dünyada Avrupa Birliği tarzı bir yapının varlığı mümkün olabilir miydi? Hiç sanmam!

Söylemlerimiz, yani benimsemiş olduğumuz düşünce kalıpları kendimizi ve çevremizi oluşturduğuna şüphe yok. X kararını alabilmek için, öncelikle benimsediğimiz söylemler ile bunu meşru kılmak zorundayız. Eğer var olan varsayımlarımız, Y hareketini meşru buluyorsa, Y hareketini gerçekleştiririz. Aynen realist düşüncenin modern devleti, liberalist düşünce ve uzantılarının post modern devlet gerçeklerini meşru kılıp var ettikleri gibi.

Kuantum Düşünce Yöntemi  ve Kuantum Olumlama Bu Noktada Sosyal Bilimlerin En Önemli Bulguları İle Örtüşmektedir

Peki, BEN dediğimiz öz tanımlamamız da bugün bizim kim olduğumuzu göstermez mi?

EVET!

Özgüveni olmayan, komik olamayan biri olarak mı doğdum? Bunlar mutlak sıfatlarım mıdır?

HAYIR!

Kimse özgüvensiz, utangaç vs doğmaz…. BUNLARI EDİNİR!!!

Aynen farklı yönetim şekillerinin farklı tarihlerinde farklı toplumsal bilinçaltı söylemler havuzları tarafından meşru edilip var edilmişler, daha sonra farklı söylemler sonucu meşruluklarını kaybedip yerlerini yeni meşru yönetim şekillerine bırakmışlar ise, insanın da bilinçaltında yatan kendisi ile ilgili düşünce kalıpları onun bugünkü kişiliğini, hareketlerini, kararlarını belirler, bilinçaltı söylemlerinin değiştirilmesi ise yeni meşru kişiliği var eder.

Toplumların bilinçaltı söylemleri zamanla, önde gelen düşünürler, medya ve yeni siyasi akımlar tarafından değiştirilir ve sonuç olarak uzun süren bu süreçte toplumların sosyo-ekonomik yapılarında değişime olanak tanınır.

Bireylerin bilinçaltı düşünce kalıplarını değiştirmek de kısa sürede kolay değildir, ziraa bilinç muhafazekar bir yapıya sahiptir ve yeni gelen mesajları kabul etmesi uzun sürebilmektedir. Özellikle bireyin kendisi ile ilgili değiştirmek istediği bir özelliğin kalıcı olabilmesi için, bilinçaltında yatan temel söylemlerin değişmesi gerekmektedir. Aksi taktirde, hevesle başlayıp, kısa süre süren değişimlerle yetinmek zorunda kalmaktadır.  Örneğin, vücut geliştirmek isteyen fakat her seferinde hevesle başlayıp, istediği sonucu elde edinceye kadar devam edemeyen çevrenizdeki insan sayısını bir sayın.

Bu noktada, bio-frekans bilinçaltı olumlamaları, ulaştığımız gelişmiş  audio-teknolojisi sayesinde doğrudan bilinçaltına gönderilmesi ise, arzu edilen değişimi bilinçaltından başlatarak hızlandırmaktadır.

Aynen toplumların kültürel bilinçaltı yapısı, günümüzde bilgi akışının hızlanması ile, nasıl daha hızlı değişiyor sonuç olarak toplumların sosyo-ekonomik ve sosyo- kültürel yapı gerçekleri değişiyorsa, bireylerin de arzu ettiği değişimi bio-frekans bilinçaltı telkin teknolojisi ile sağlamak aynı prensip doğrultusunda mümkündür.

Bilinçaltı düşünce kalıplarının değiştirilmesi, bireyin kendisine ve dünyaya bakış açısını yeniden yapılandırmaktır aslında. Örneğin, ‘’ben değersizim’’ düşünce kalıbı bilinçaltında yer etmiş bir kişinin, her zaman başkalarının taktirini araması ve sonuç olarak hayatta pasif, özgüveni olmayan, karar veremeyen, liderlikten uzak biri olması çok doğaldır. Genelde bireyler bunu inkar etse de, pratikte oluşan sosyal gerçekler, bilinçaltında yatan düşünceyi doğrular.

Bio-Frekans Bilinçaltı telkinleri, bu noktada, ‘’ben değersizim’’ kalıbı yerine, ‘’ ben değerliyim’’, ‘’kendime saygım sonsuz’’, ‘’ istediğim her işi başarabilirim’’ pozitif alternatif kalıpları doğrudan bilinçaltına göndererek, bireyin çekirdek inancını temelinde temizlemektedir.

Düşündüklerimizi yaşıyorsak, düşündüklerimiz bizi biz yapıyor ise, olumsuzluklarla dolu bir bilinçaltı ile başarıya ve mutluluğa ulaşmamızın ne kadar imkansız olduğu çok açıktır. Olumlu düşünce kalıplarının doğrudan bilinçaltı tarafından edinilmesi, bireyin arzu ettiği pozitif değişimi kısa sürede kalıcı olarak değiştirmesi bir mucize değildir. Beynin mucizevi gücünü, bireyin lehine çevirmektir.

Ziraa beyinimiz ile düşünür, beynimiz ile varsayar, varsayımlarımız ile karar veririz, varsayımlarımız ile hareket ederiz ve aslında varsayımımız oluruz! Kuantum düşünce yöntemi de işte bu prensibi benimser kendini inşaa eder.

Ben XYZ’yim, evet ben XYZ’mişim….

Yazar: Burak Erdal

 

 

Tavsiye Edilen Konular:

Konuyla İlgili Etiketler:

“Kuantum Düşünce: Ne Düşünürsek Onu Yaşarız, Ne Düşünürsek O Oluruz!” için 18 Yorum

  1. nesrin uçar dedi ki:

    Pozitivist akıma karşı kesinlikle çağımıza ışık tutan bir söylem olduğunu söyleyebilirim oluşturmacılık söyleminin. Bio-Frekans ürünlerinize bilimsel bir bakış açısı sunmuşsunuz. Bu açıdan hiç bakmamıştım. Güzel bir makale. Tşk.

  2. İlknur Çelik dedi ki:

    Kuantum düşünce yöntemini bana daha bilimsel kimse anlatamazdı. Gökhan Bey hattime değil ama kuantum düşünce hakkında kitap yazmanız gerçekten çok iyi olur diye düşünüyorum. Çok bilgilendirici oldu.

  3. Tayfun Olgun dedi ki:

    Kuantum olumlamalar ile kodlama kursuna katılmıştım. Açıkcası bu yazı herşeyi anlatıyor. bende sosyalbilimlerden mezunum. Constructivist bakış açısı ile hiç düşünmemiştim. Çok iyi olmuş.

  4. Öznur Yiğit dedi ki:

    Kuantum düşünce yönteminin özünü çok güzel örneklendirmeler ile anlatmışınızç paylaşım için teşekkür ederim.

  5. sevil dedi ki:

    Evet farkındalık çoğu işin yarısıdır bunu elde ettikten sonrası yaplan çalışmalar kendiliğinden geliyor ki.. ben bu süreçte kuantum düşünce yaklaşımından oldukçafaydalandığımı söyleyebilirim. Her ne kadar çevremdeki insanlar biraz şüphe ile yaklaşsalar sonuçta hepimiz sadece düşücelerimizle var ettiğimiz kendi gerçeklerimizde yaşamlarımızı yaşadığımızı bir şekilde inkar edemeyiz.

  6. aydın alan dedi ki:

    insanların hayal ede bildikleri herşey gercekleştirile bilir ama bir cogu hayale bir cok zaman gerekir olmayan birşey hayal ede bilirmisiniz dogrular zaten düşünülür vardır olmak bir dogrudur zaten ola bilirligi hesaplamalarla karşılaştırıp dünmek lazım

  7. ADİL dedi ki:

    Kuantum Düşünce Yöntemi ve Kuantum Olumlama kitaplarını anlayacağım dilde özeti bu olsa gerek. Sizden ricam bir adım daha ileri atıp, kuantum düşünce yöntemini islam dini vaçısından ele alabilir misiniz… bu şekilde toplumumuzdaki bazı önyargıları kırma yönünde adım olur.

    Sevgilerimle
    Adil

  8. Kenan dedi ki:

    İnsanların düşündükleri yapacaklarının sınırıdır. Bu noktada cam tavan sendromu herşeyi düşünce ile başarı arasındaki ilişkiyi açıklıyor.

  9. neşeseli dedi ki:

    Kuantum Düşünce yöntemı; ve uygulayan kişinin sonuç alabılmesı için güçlu bır karektere ve kendıne olan özgüvenıne bağlı , herşeyın başı düşünerek ve ruhunu, sevgısini, emeğini koyarak başlar herşey …bır nevı düşünce felsefesı bana göre..

  10. mekke dedi ki:

    bilinçaltındaki düşüncelerin güzel, olumlu mesajlarla degişmesi sağlıklı ve doğru ama bilinçaltına ben degerliyim saygım sonsuz kendime gibi mesajlar doğru ve gerçek değildir insanın kendine ait bir şeyimi varki saygı duysun degerli olsun ! yerebasmayan hayalli bir yaşamak olur. kendimizi tanımamız ve doğru mesajlarla haddini bilmekle yüklenmesi gerçektir
    Ne kadar okursam okuyayım, ‘ Ne biliyorsun?’ dediklerinde sadece; ‘HADDİMİ BİLİYORUM!’ derim.’mevlana

  11. volkan dedi ki:

    herşey bizim ürünümüzse eğer bu hayatta aradıklarımız çok büyük olasılıklarda yani bnce hiçbir şeye ön yargı beslememize gerek yok ve egoda buna dahil 🙂

  12. Gani eser dedi ki:

    Olumlama cümlelerini ya da sözcüklerinin aynadaki yansımasını bir kağıda yazıp sık kullandığınız bir alana asarsanız bilinciniz yazılanlara kayıtsız kalsa bile bilinçaltınız algılayacak ve dönüşecektir.

  13. jean dedi ki:

    ben dusunce gucunu fazla hafife almayin derim… var olmak sadece bedensel anlamda degildir.. mesela ; bir gun dusunmeye basladim, o zaman dogdugumu anladim… dusunmeye devam ediyorum ve 30 yasina geldim. gelecekte dusunmeme son verildiginde anlayacagim ki yok olmus olacagim.. 🙂

    ya da dusunuyorum o halde varim…

  14. burçin dedi ki:

    hayatinizda dusunce gucuyle basardigniz olaylar ornekler verebilirmisiniz lutfen.

    • admin dedi ki:

      Burçin Hanım merhabalar,

      Dikkat düşündüğünüzde hayatımızdaki bir çok kararımız ve seçimizin kendi irademiz yani düşünce gücümüz ile gerçekleştiğini görebilirsiniz. Sitemizdeki tüm ürünler düşünce gücü ile başarabileceğiniz olguların örnekleridir. Örneğin, Sigara’yı bırakmak tamamen kendi irademiz altındadır. Birçok zorluğa rağmen sigarayı bırakamayan bir birey, yaşadığı bir anlık olay ile sigarayı bırakabilmektedir. Bunun bilimsel açıklaması, hepimizin bilinçaltı yer alan ve aşamadığımız kalıplardır. Sigara içen bir çok birey sigarayı bırakamayacağını biliçaltında kalıplaştırmıştır. Gündelik düşünce yöntemleri ile bu kalıpları aşamazsınız. Bilinçaltı duvarınız ancak, düşünceleriniz özel durumlarında aşılabilir. Örneğin yaşadığımız anlık bir olay buna neden olabilir. Bio-frekans ürünleri de bu düşünce biçimini oluşturmanıza yardımcı olmaktadır.
      Tüm sorularınız için bizi arayabilirsiniz.

      Değişime Hazırım Ekibi

  15. D.Fevzi AKSU dedi ki:

    Joseph Morpy Bilinç Altının Gücü adlı kitabı okumanızı tavsiye ederim. Birde Aksu BÜYÜKATLI nın Kuantum Düşünce ile hayatınızı değiştirin adlı kitaplarını okumanızı tavsiye ederim. D. Fevzi AKSU

  16. Onur dedi ki:

    Ortaya koyduğumuz somut gerçekliklerin ilk önce kafamızdaki soyut düşüncelere bağlı olduğunu gösteren güzel bir yazı. “Ne düşünüyorsan O’sun” demişler. Dolayısıyla insan büyük düşünmeli ki büyük işler başarabilsin. Sadece bir evim, arabam olsun diye düşünen insan belki bunlara sahip olabilir. Ama asıl önemli olan, insanın düşüncelerini bu dünya ile sınırlamaması, sonsuza uzanan hayatı için somut şeyler ortaya koyabilmesidir.

  17. Kuantum olmuş ve olacakların bir işaretidir. kendine konsantre olan bir kişi bunu kolaylıkla yapa bilir insan beyni manyyetik siqnalları gönderecek kadar güclüdür buna insan beyninin çekme gücü de denilir. Kuantum fiziyin tam bir sene denedim çok başarılı oldum isteyen arkadaşa yardımcı ola bilirim +99450 775 61 69

Bir Cevap Yazın