Kuantum ve İslam | Degisimehazirim.com
arkaplan
Hoşgeldiniz, ücretsiz üye olmak için tıklayın
 

Kuantum ve İslam

Belirsizlik kuantumun özündedir, atom altı hatta bazen atom üstü parçacıkların hareketinin belirsizliğini tanımlar kuantum bilimi… Anlayamadığımız bilemediğimiz kanunlarla hareket eden bir düzen vardır daha keşfetmediğimiz…

İslam önemli bir belirsizliğin cevabını verir bizlere; ölüm ve sonrası… Burası da belirsizliklerle doludur, İslam ve özellikle Kuran da anlayamadığımız bazı ayetler vardır, zaten bu ayetlerde Allah (cc) “Siz bilmezsiniz, biz biliriz” diye söylemektedir.

Çok derin henüz açıklanamayan şeyleri anlatır bize kuantum, bu belirsizliğin şuanda göremediğimiz ölçemediğimiz konumda olması ve İslam’ın bazı belirsizliklere verdiği kesin cevaplar bizi Kuantum ve İslam yazısında buluşturdu.

 

Örneğin; ruh neydi, neredeydi, nasıl ölçebilirdik, ölçebildiğimiz şeylerdeki kavrayamadığımız değişikliklerin sebebi bu gözlemleyemediğimiz, enerji formları mıydı? Düşünce neydi peki? Nasıl bir enerji formuydu, öldüğümüzde ne oluyordu hangi formda nerede oluyorduk?

 

Sorular, sorular bitmeyen sorular…

 

Her maddenin ya da atomun özünde aynı şeyin olduğu gerçeği kabul gördü dünyada, insanı ve onu insan yapan düşünceyi tanımlama çabası sürüp gitti yıllarca…

Kuantum Fiziği her ne kadar yorumlara açık ve kabul görmeyen tezlerle dolu olsa da fikirler vermeye başladı insanlara…

Kuantum düşünce tekniği geliştirildi, çekim gücünden bahsediyordu, elde etmek istediğimiz şey ile bizim aramızda gözlemleyemediğimiz bir enerji formu vardı ve düşünerek çekim gücü oluşturabiliyorduk bu tekniğe göre… İslam ise tamamen buna ve buna benzer nedenini bilmediğimiz ritüel ve inançlara dayanıyordu, örneğin en büyük ibadet; Allah’ı düşünmekti, yogada yada reiki de yaptığınız hareketler namazı anlatıyordu belki de, ellerini açmak istemekti… Kelimeler, kuantum bilimi ile açıklanmaya çalışılan düşünme olgusunun somut göstergesiydi, ne tesadüftür ki İslam kelimelere ve onun anlamlarına çağrıştırdıklarına çok dikkat ediyordu…

İnsanın mutlu bir şekilde yaşaması için bir yaşam şekli öneriyor İslam, ve biz hala bazı şeylerin neden emredildiğini anlayamıyoruz, örneğin suyun kristallerinin olumlu düşünceyle harika formlara dönüştüğünü biliyor muydunuz? İnsan vücudunun ise %70’inin su oluşu… Tesadüf kuantum için çok ama çok saplantılı bir kelimedir, tesadüf mü, yoksa belli bir düzende mi hala bilemiyoruz…

 

Peygamberlerin mistik mucizeleri daha keşfetmediğimiz bir bilim dalı mı yoksa asla açıklayamayacağımız bir mucize mi? Kuantum bilimcileri, içerideki küçük maddeciklerin dalga formunda mı parçacık formunda mı olduğunu anlamaya çalışadursunlar, bu sonsuz evren neden vardı? İnsanoğlunun yaşı daha 150.000 iken evren neden 15 milyar yıllık bir varlıktı? Her şey neden mucizevi bir şekilde yaratılmamıştır? Neden 150000 yıllık bir yaşam için 15 milyar yıl geçmesi gerekmiştir?

 

Yediğimiz besinlerin atomları ve göremediğimiz atom altı parçacıklar bir süre sonra vücudumuza karışır biz olur, İslam’da okunmuş su ve pirinç inancı nereden gelmektedir? Yoksa düşünceler ve konuştuğumuz kelimeler suyun kuantum formlarını etkilemekte midir?

 

Velhasıl Kuantum Bilimi ve İslamiyet arasında çok ama çok ince bir o kadar da uzun bir bağ var, bunu yakalamak için Kuantum Bilimini, kuantum fiziğini ve kuantum düşünce tekniğini, öte yandan İslam’ı, Peygamberi Hz Muhammed’i(sav), Kuran-ı Kerim’i karşılaştırabilmemiz için çok iyi öğrenmemiz gerekmektedir.

 

Yazı dizimizde ayrıntılara inerek Kuantum Bilimi ve İslam arasındaki bağı daha yakından inceleyeceğiz. Yunus’un “kendini bilme ilmi” diye tabir ettiği neydi? Şems ve Mevlana’nın taşıdıkları SIR neydi? Tibet’teki rahiplerin, Afrika’daki kabile reislerinin, Kızılderili liderlerinin, ABD’deki kişisel gelişim uzmanlarının taşıdığı SIR ile tasavvuftaki SIR aynı mıdır? Tüm bu sorulara zamanla ve sabırla cevap bulacağız.

Tavsiye Edilen Konular:

Konuyla İlgili Etiketler:

Bir Cevap Yazın