Olumlu Düşünce Yeteneğinin Sosyal Fobi Tedavisindeki Önemi | Degisimehazirim.com
arkaplan
Hoşgeldiniz, ücretsiz üye olmak için tıklayın
 

Olumlu Düşünce Yeteneğinin Sosyal Fobi Tedavisindeki Önemi

“Sosyal Fobi, olumsuz kodlanmış bir beynin ortaya koyduğu, bireyin aleyhine işleyen ve onu izolasyona yönlendiren yanlış bir yol haritasıdır”olumlu düşünce yeteneği

Beynimizin işleyiş mekanızması bir bilgisayar gibidir. Beyninizi negatif tanımlama kodları ile doldurduğunuzda, bu kodlarla ilişkili durumlarla karşılaştığınız anda, ilgili durum bir risk faktörü şeklinde algılanacak ve beyniniz ilgili duruma karşı size “kaç” talimatını vercektir. İşte sosyal fobi sorununun serüveni beynin ne yönde pogramlandığı sorusuna cevap vererek başlamaktadır.

Neden bazı bireyler rahatlıkla sosyal ortamlarda düşüncelerini dillendirebilirken, sunumlarını sakin ve rahat gerçekleştirebilir iken, bazı diğerleri sessiz kalmayı veya sosyal ortama girmekten kaçarlar?

Bu bir kalıtımsal, fizyolojik bir özellik midir?

Hayır!

Sosyal Fobi Nedir?

Sosyal fobi; bireyin kendisi, çevresi ve genel olarak insanoğlu ile ilgili bilinçaltına ektiği negatif varsayımlar –kodlar- sonucu gerçekleşen risk algısı sonucu her geçen gün sosyal ortamlardan bireyin kendini izole etmesi ile başlayan bir zincirleme reaksiyonun toplam sonucu şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Bilgisayara “Kötü Olacak” Programının Yüklenmesi

Bilgisayarınıza kötü olacak programını yüklediyseniz, bilgisayarınızın davranışı bu kod doğrultusunda şekillenecektir. Yeni bir browser indirip açmaya kaltığınızda sizi bunun tehlikeli olduğuna dair 100 lerce ipucu ve sinyal vererek yeni browseri denemenize engel olma eğilimini gösterecektir. Ziraa bilgisayarın hedefi sağlam bir şekilde yaşamını devam ettirmektir, yeni olan her unsuru tehdit şeklinde algılayan bilgisayarınız neden bu riski üstlenmeye istekli olsun ki? Kendisini geliştirmesi, güncellemesi için karşısına çıkan 1000lerce fırsattan çoğunu değerlendirmeme yolunu tercih edecek. Kendisini her geçen gün daha çok yabancılaştığı bilgisayar dünyasında daha fazla izole etmiş olacaktır, kendisi ile çevresinde her geçen gün büyüyen “fark” risk ve korku algısını daha fazla arttırarak kısır döngüye girecek ve kendi korkuları ile uğraşmaktan gerçek performansını sergileyemeyen fobi sahibi bir varlığa dönüşecektir.

Buna karşın zihin haritasına “pozitif varsayımlar – olumlu söylemler” – “herşey çok güzel olacak”, kodlamış bireyin bilgisayarı, başarı için bireyle işbirliği yapmaya başlayacaktır.  Bireyin kararları, davranışları ilk örnekte olduğu gibi söz konusu kod doğrutusunda şekillenecektir, fakat birinci örnektekinden çok farklı bir yol haritası çizecektir. Söz konusu yol haritasını tanımlamadan önce insan beyni hakkında yakın zamanda keşfedilen bazı özelliklerine değinmenin faydalı olacağını düşünmekteyim.

Olumlu Düşünce ve Beyin

(Varsa) sınırları halen tamamen çözülemeyen insan beynine dair yakın zamanda düşüncenin insan yaşamındaki yaratıcı gücünü onaylayan keşiflere tekrar bir göz atalım. Öncelikle çok da yeni olmayan bir bilginin – insan beyninin sistemli, organize ve durmaksızın çalışan, yeryüzündeki en gelişimiş bilgisayarın dahi ulaşamadığı milyarlarca bilgiyi işleyen, değerlendiren ve yargılayan bir mucizevi bir organ olduğu –  son zamanlarda çok daha gelişmiş deneylerde tekrar tekrar onaylandığını “farkındalık” sürecinde belirtilmesi gereken bir bulgu olduğu düşüncesindeyim. Ziraa insanoğlunu insan özelliklerine bürüyen en önemli organı hakkında farkındalık sağlamak, beyni hükmetmede kullandığımız metodolojiyi kavramakta önemli bir adım olarak ortaya çıkmaktadır.

Nörofizyologlar beynin, bireyin verdiği tüm kararları yarım saniye önce kararlaştırdığı bulgusuna varmaları; beynin var olan söylem şablonları, güncel bilgilerden ziyade kullanma eğilimini göstermekte olduğuna işaret etmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken unsur, beyin her ne kadar “yaşam mücadelesi” hedefi çerçevesinde kararını var olan zihin kodlarından yarım saniye önce çekse de, ilgili zihin kodlarını bireyin kendisi belirleyebilme kapasitesi olduğundan, insana beynine hükmetme gücü verildiği gerçeğidir. Aksi takdirde her birimiz, bilinçaltımızın kölesi şeklinde yaşamamız gerekirdi ki, söz konusu farkındalığı ele almamış bir çok birey maalesef bilinçaltına ektiği ve ektirttiği söylem şablonlarının kölesi şeklinde, kendi iradeleri varsayıp yaşamaya devam etmektedirler.

Dr. Martin Sealment yaptığı araştırmalarda, pozitif düşünce yeteneğinin (iyimserliğin) insanların sosyal ve profesyonel yaşamlarında ulaştıkları başarılarda çok önemli rol oynadığını demostre etmektedir. Aynı şekilde yapılan akademik araştırmalarda, olumlu düşünen insanların IQ seviyelerinin, negatif düşünen insanlara göre daha yüksek olduğu ve daha sağlıklı yaşama eğilimine sahip olduklarını ortaya koymuştur. Bunlara ek olarak, beynin vücudumuzun kimyasal dengelerini sağlayan bir merkezi organ olduüu bulgusundan yola çıkarak, yapılan araştırmalarda, negatif düşünme eğilimi olan bireylerin psikolojik temelli, fizyolojik rahatsızlıklara yakalanma olasılığının kat ve kat daha fazla olduğu görülmektedir. Son olarak, pozitif düşünme eğilimine sahip insanların, olumsuz düşünme eğilimi olanlara kıyasla yaşam sürelerinin daha uzun olduğu artık tescillenmiş bir gerçektir.

Sosyal Fobi Tedavisinde Olumlu Düşünce Yeteneğinin Önemi

Yukarıdaki paragraflardan da çıkarım yapılacağı gibi, sosyal fobi bir bilgisayara yüklenmiş negatif kodların çizdiği, bireyi çevresinden izolasyona götüren bireyin aleyhine çizilmiş bir yol haritasıdır.

Ben kimim?

Dünya nasıl bir yer?

Diğer insanlar nasıldır?

Benim diğer insanlarla ilişkim nedir?

Sorularının cevaplarına ilişkin kodlar şuan zihin haritanızda canlanarak, cevaplarınızı ve davranışınızı siz farkında dair olmadan belirlemektedir. Her karşılaştığınız durum karşısında, nasıl karar alacağınız, nasıl bir tutum sergileceğiniz, “savaş” veya “kaç” stratejilerinden hangisini uygulayacağınız iç sesiniz tarafından size söylenmektedir.

Peki bu yol haritasının veya bilgisayarın kodlarını nasıl değiştirebilirsiniz?

Öncelikle yola farkındalıkla başlamak gerekmektedir. Birey kendi negatif temel inançlarının farkındalığına varmadan aksiyona geçtiği alternatiflerde, herhangi bir değişimin kısa vadeli, heves kaynaklı değişimler olduğunu hepiniz bir çok kez tecrübe etmişsinizdir.

Eğer insan kendisinin, bir diğer deyişle kendi negatif temel inançlarının farkındalığına varar ise ki bu olumsuz düşünce kalıplarının (detaylı – profesyonel) farkındalığı olmasa dahi alternatif pozitif düşünce kalıplarının değişim açısından ne derece önem arz ettiğinin farkındalığını elde etmesi, herhangi bir konudaki bireysel gelişim için zihin haritasını yeniden programlayabilir ve bilinçaltına hükmetmeye başlayabilir.

Bu sürecin bir paragrafta tanımlanması çok da adil algılanmayabilir. Fakat beyin büyük ölçüde kompleks bir yapıya sahip olsa da, insanın beynine hükmetmesi bir paragrafta tanımlanacak kadar basit bir işlemdir.  Webmaster arkadaşların dilinden konuşmak gerekirse, arama motorlarında başarılı bir SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) için kullanılabilecek en etkin yöntem, söz konusu arama motorunun çalışma prensiplerini, tersten mühendislik yaparak ortaya koymak ve bu parametreler doğrultusunda çalışma yaparak, optimizasyonu gerçekleştirmektir. Bir diğer deyişle, arama motorunun dilinden konuşmak gerekmektedir.

Sosyal fobi tedavisinde, bireyin bilinçaltına kodladığı negatif söylem şablonları silinmez. Var olan şablonlara alternatif pozitif varsayımlar, bilinçaltına kodlanarak, bireyin zihin haritası, bireyin; sosyal ortamları, kendisine bir risk oluşturduğu algısı: kademe kademe azaltılarak, beynin bireye kaç talimatı vermesinin önüne geçilir.

Tavsiye Edilen Konular:

Konuyla İlgili Etiketler:

“Olumlu Düşünce Yeteneğinin Sosyal Fobi Tedavisindeki Önemi” için 6 Yorum

  1. Mert Figen dedi ki:

    Sosyal fobi gerçekten sadece zihinde zemin buluyor. 3 sene boyunca bu illetten çektim. İş ev iş ev şeklinde hayatımı sürdürüyordum. İş ortaı bile benim için bir ızıdırap halini almıştı. Farkındalık çalışmaları ile allaha şükür atlattığımı söyleyebilirim. Zihin haritası denilen şey, gerçekten insanın tüm doğasını e yaşamını belirliyor. Bu alana müdahale etme şansı da ancak düşünce gücünün farkındalığı ile gerçekleşiyor. Yoksa ilaçlarla hiç bir şeyi kalıcı değiştiremiyor insan. Eğer bir sorunun zihinde başladığını kabul ediyorsak, o sorunun ancak zihinde bitirilebileceği farkındalığına herkesin ulaşması gerekiyor. Yazınızın bu açıdan bir çok kişi için çok değerli olduğu düşünüyorum.
    Saygılarımla

  2. şanslı zengin dedi ki:

    sôylediklerinizi yapamayı hedefliyorum inşallah

  3. mehlikanur erva dedi ki:

    HAYIRLI GÜNLER,MERHABA…
    Öncelikle belirtmeliyim ki,paylaşım ve Bilgileriniz çok derin ve ulvi nitelikler taşıyor.Emeği geçenlere Sonsuz Teşekkürler…
    İstirham ediyorum,Lütfen değerli bilgi ve paylaşımlarınızı site önetimi olarak mail gönderebilirmisiniz.
    Başarılarınızda muvaffakiyetler Diliyorum.
    Esen Kalın…

  4. B dedi ki:

    Bende sosyal fobiden çekiyorum fiziki olarak nekadar sağlıklı olursanız olun sostal fabi gibi bi hastalığa sahipseniz hayatınız zindan oluyor ayda sadece 3-4 gün kendimi rahat hissediyorum sosyal foni hakkında çok yazı öneri çözüm okudum ama bu metin gibi açıklayıcı bir metin okumadım çok güzel yaZılmış

    • admin dedi ki:

      Merhabalar,
      Konuda dair değerlendirmeniz için çok teşekkür ederiz. Umarız bilinçaltınıza yer edinmiş olan sosyofobi’yi en kısa zamanda aşarak arzu ettiğiniz kişiliğe kavuşursunuz.

      Değişime Hazırım Ekibi

  5. B dedi ki:

    Mert figen kardeşim nasıl bu illettn nasıl kurtuldun

Bir Cevap Yazın