Zihnimiz Nasıl Çalışıyor | Degisimehazirim.com
arkaplan
Hoşgeldiniz, ücretsiz üye olmak için tıklayın
 

Zihnimiz Nasıl Çalışıyor

 

Yaşamınız kimin ellerinde? Acaba kaçımız yaşamak istediğimiz hayatı yaşıyoruz? Kaçımız istediğimiz insanlarla beraberiz? İlişkilerimizde sahip olmak istediğimiz uyum gerçekten var mı? Kendimizi sağlıklı olarak değerlendirebiliyor muyuz? Gerek ruhsal gerekse bedensel sağlığımız bizi tatmin edecek düzeyde mi? Yaşam standartlarımız… Gerekli maddi desteğe sahip miyiz? Değilsek neden değiliz? Kimin ve neyin yüzünden? Acaba kaçımız yaşamının sorumluluğunu kendisi taşıyor? Öncelikle bu soruya cevap aramak gerek sanırım…

 

Siz de kendinizi gerekli tüm alt yapıya sahip olmanıza rağmen mutsuz hissediyor musunuz? Hani şöyle dışarıdan kendi hayatınıza baktığınızda aslında gözle görülür bir problem yokken sırf korkularınız, güvensizliğiniz, tereddütleriniz, bir şeylere karşı var olan bağımlılık duygunuz ve buna benzer birçok şey yüzünden hayatınızın zindana döndüğünü görüyor musunuz? Belki de sizin için asıl sorun geleceğe güvenememenizdir. Ya da yaşadığınız günden memnun olmamanız sizi gelecek için büyük bir umutsuzluğa sevk ediyordur.

 

Oysa yaşadığımız hayat bizim seçimlerimizden ibaret. Ve eğer memnun değilseniz bunu seçtiğiniz gibi değiştirip bambaşka bir hayat haline getirme yoluna da gidebilirsiniz. İş, seçimin sizin elinizde olduğunu zihninize yerleştirmekte bitiyor. Bu noktada bilinçaltı telkin cd’lerimiz size gerekli yolu gösterecek, kendi yaşamınızı istediğiniz gibi dizayn etme şansı sunacak ve atacağınız adımlarda size büyük bir destek sağlayacak. Kendinizdeki gücün açığa çıktığını gördüğünüzde belki de neden bu kadar beklediğiniz için kendinize kızacaksınız…

 

Zihin; bilinç ve bilinçaltı denen iki kısımdan meydana gelir. Zihnin %90 gibi çok büyük bir kısmını bilinçaltı oluşturur.

BİLİNÇLİ ZİHİN

 

Bilinç akıl yürütür, analiz yapar… Yani zihnin mantık boyutudur.  Kişi bilinç boyutunda kararlar alır, seçimler yapar. Hayatını şekillendirir. Birey aldığı kararlarda çevresindeki birtakım öğelerden etkilenir. Arkadaşlarından, ailesinden, işinden, okulundan… Bu öğeler bilinçaltında kayıtlı bulunan unsurlardır. Dolayısıyla kişinin bilinç boyutunda aldığı kararların temeli bilinçaltındaki kayıtlı öğelerdir. Daha önce de değindiğimiz gibi zihnimizin büyük kısmını bilinçaltı oluşturur. Bu yüzden bilinç kısmı da bilinçaltının yönlendirmesi ile birtakım kararlar alma, seçimler yapma, günlük hayatı idame ettirme işlevlerini yürütür.

 

BİLİNÇALTI ZİHİN

 

Bilinçaltı, kişinin kaygılarını, inançlarını, korkularını depolar. Bilinçaltında kayıtlı o kadar çok bilgi vardır ki, bu sayıya inanmak bile çok güçtür. Oysa bizler bilinçaltımıza kayıtlı bu milyonlarca bilgiden sayılı olanlarını bilinç üstüne çıkarıp kullanıyoruz. Geri kalanları ise onları kullanacağımız günü bekliyor. Aslında bilinçaltı, uçsuz bucaksız bilgiyle dolu bir arşiv gibidir…

 

Peki bu milyonlarca kayıt oraya nasıl yerleşti? Elbette ki yaşantılarımızdan, tutumlarımızdan, gördüklerimizi içselleştirdiklerimizden, inançlarımızdan, tereddütlerimizden… Gördüğümüz geçirdiğimiz her şey bilinçaltına kaydolur. Ve kaydolan bu bilgiler bilincimizi dolayısıyla hayatımızı yönlendirmeye başlar. Eğer bir yerlerde bir şeylerin düzgün ilerlemediğini görüyorsanız bilinçaltınıza bir şeylerin yanlış kodlandığından emin olabilirsiniz. Hala doktora gitmeye korkuyorsanız, bilinçaltınız çocukken doktordan korktuğunuz anı unutmamış demektir. Eğer hala mutlu giden bir birliktelik yaşayamadıysanız, bilinçaltınıza karşı cinse olan güvensizliğinizi kodlamışsınız demektir. Çünkü birey günlük hayattaki tepkilerini bilinçaltındaki birikmişliğe paralel olarak verir. Tüm duygular bilinçaltında kayıtlıdır. Ve bilinçaltı, geçmiş yaşantıların birikimidir.

 

Bilinçaltına yerleşen olumsuz kayıtlardan korkular doğar. Korkular ise yeni olumsuzlukları beraberinde getirir. Sürekli ya başarılı bir birlikteliğim olmazsa düşüncesiyle dolaşan bir birey muhtemelen sağlam bir ilişki yaşayamayacaktır. Çünkü evrene sürekli mutsuz bir beraberliğin haberini yollamaktadır. Beraberinde gelen bu mutsuz birliktelik kişide bir korkuya sebep olacak ve kişi bundan sonra her ilişkisine ya yine olmazsa tarzı bir düşünceyle yaklaşacaktır. Çünkü bilinçaltı öyle bir varlıktır ki, bir anda genelleme yapabilir. Siz Mehmet ile kavga edersiniz, bilinçaltı tüm Mehmetlere karşı cephe alır. Siz Aylin ile aranızdaki muhabbeti bitirirsiniz, bilinçaltı tüm Aylinlere kendini kapatabilir. Bu yüzden önce sorunu tespit etmeliyiz. Bilinçaltına yanlış kodlanmış veriyi bulup onu değiştirmeliyiz. Olumsuz bir yaşantıysa sürekli önünüze çıkıp engel teşkil eden, onu olumlu bir yaşantıyla değiştirmeliyiz. Böylece ortaya çıkması muhtemel kısır döngünün önlemini de almış olacağız. Peki bunu nasıl başaracağız? Bilinçaltı telkin cd’lerimiz bu konuda size gerekli desteği sağlayacaktır.

 

Bazen kendimizle konuşuruz. İçimden gelen bir ses böyle yapmam gerektiğini söylüyor deyip o ses doğrultusunda kararlara bile varabiliriz. İşte bu ses bilinçaltının sesidir. Yani aslında bilinçaltı bizimle iletişime geçer. Ancak biz onu mantık veya sezgi sanarız. İçimizden gelen sese kulak vermeliyiz. Çünkü o sesin, zamanın birinde kayıt altına alınan bir bilgiden ileri gelme olasılığı çok yüksektir.

 

BİLİNÇALTI TELKİN CD’LERİ NE İŞE YARAR?

Eğer bir karar aldıysanız ve başarıya ulaşamadıysanız ona yeterince İNANMIYORSUNUZ demektir. Çünkü karşınıza çıkan her engelin altında inanmamak yatar. Eğer yeterince inanırsanız başarıya ulaşacağınıza, size imkansız gelen birçok olay örgüsünün içerisinde arzu ettiğinize ulaşmış bir biçimde bulabilirsiniz kendinizi. Kişiye en büyük engeli yine kendisi oluşturur. Yapamam der, başaramam der, hayalini bile kurmaya gerek yok der… Ve nihayetinde de ulaşmak istediği hedefe ulaşamaz. Oysa kişi ne kadar kendisine inanırsa o derece mutlu olacaktır ve hedefine o derece yakınlaşacaktır. Önemli olan bunu bilinçaltına kaydetmeyi başarmaktır. Bu inanç ise egonun uyuduğu zamanlar oluşturulur. Bio-Frekans Bilinçaltı telkin cd’lerini dinlemeye başlarsanız içerisindeki telkinler bilinçaltınıza yerleşecek ve inanç sisteminiz yerini bulmaya başlayacaktır. Böylece en büyük engeli aşmış, kendinize inanmaya başlamış olarak işe koyulacaksınız. Unutmayın, inanmak başarmanın yarısıdır. Ne kadar kendinize inanırsanız adımlarınız yere o kadar güçlü değecektir.

Tavsiye Edilen Konular:

Konuyla İlgili Etiketler:

Bir Cevap Yazın