Kuantum Fiziği ile Kuantum Düşünce | Degisimehazirim.com
arkaplan
Hoşgeldiniz, ücretsiz üye olmak için tıklayın
Gelişim Sözlük
 

Kuantum Fiziği ile Kuantum Düşünce

Kuantum Fiziği ile Kuantum Düşünce

Kuantum fiziğinin bulguları sadece fizik alanına değil aynı zamanda insan düşünce sisteminin ürettiği sosyal gerçekleri inceleyen sosyal bilim alanında da büyük etkiye sahiptir.

Kuantum fiziği, fizik ile felsefenin, bir diğer deyişle fizik ile insan düşünce gücünün iç içe geçtiği bir bilimdir. Bu akımın gerçekliği ise, kuantum fiziğinin “ herşeyin bir bütünün parçaları, herşeyin bir özün üretimi olduğu” bulgusuna dayanmaktadır. Yani, düşünce yetisi ile donatılmış insan, düşüncesini orataya koyduğu andan itibaren, fiziki ve sosyal gerçeği etkilemektedir… vice versa.

Kuantum fiziği bizleri klasik katı maddenin, enerjiden ibaret olduğu (enerjiye dönüştüğü) alana sokar. Artık bu alanda, fiziki madde, hızla hareket eden atomaltı parçaçıklarından ibarettir.

Bunun da ötesinde, bu alandaki enerji, insan düşüncesinin yaydığı enerjiye yanıt verir. Yani, gözlemci veya katılımcı olarak değerlendirebileceğimiz insan ve onun düşüncesi ile atomaltı enerji birbirinden bağımsız, kopuk şeyler olmadığı ortaya çıkmıştır. Klasik fizikle kıyaslandığında; kuantum fiziği;  fiziğin insan düncesinden bağımsız, dışarıda keşfedilmeyi bekleyen mutlak gerçeklerden ibaret omadığı bulgusuna ulaşılır.

Aksine…

Heisenberg’in belirsizlik veya olasılıklar alanı şeklinde adlandırdığı bu alan insan düşüncesinin transfer ettiği varsayımlar, söylemler ile hayat bulur veya varlıklaşır. Atomaltı alanın, makro evrenin düzenini belirlediği bulgusu ise, insanın düşüncesinin yaydığı enerjinin tüm alanları etkilediği gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Bir diğer deyişle, insanoğluna verilen düşünce gücü her ne kadar olasılıklar ile dolu ve göreceli ise, fiziki dünnya ve sosyal gerçekler de bu paralelde görecelilik arz etmektedir ve mutlaklık taşımaz.

Kuantum düşünce yönteminin temelinde kuantum fiziğinin bulguları yatmaktadır. “İnsanların kişilikleri, kimlikleri ve sıfatları, dışarıda keşfedilmeyi bekleyen mutlak gerçekler değildir, insanın zihin haritasında örülü söylem kalıplarının var ettiği göreceli gerçeklerdir” düşüncesi kuantum düşüncenin, kuantum fiziği ile kesiştiği en keskin noktadır. Kuantum düşünce yönteminde, bugünkü kimliğimizin, zihin haritamızın söylem ve varsayımlarının tayin ettiğini ve düşünce sisteminde gerçekleşen bir değişimin tüm kimliğimiz  ve içinde bulunduğumuz çevre üzerinde etkiye sahip olacağı gerçeği ile karşılarız, ziraa ne zihin haritamız, ne de bugünkü kimliğimiz statik veya mutlaktır.

Konuyla İlgili Etiketler:

Bir Cevap Yazın